Arı Hastalıklarında Tedavi
Prof. Dr. Ender YARSAN
A.Ü.Veteriner Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı
ARICILIK
Günümüzde arıcılık, tüm dünyada yapılan en yaygın tarımsal faaliyetlerden birisidir
Arıcılık; a z bir sermaye ile toprağa bağlı olmadan yapılabilen, kısa sürede gelir getiren, bal, bal mumu, polen, arı sütü, propolis, arı zehiri, ana arı, oğul gibi çeşitli ürünler sağlayan önemli bir uğraşı alanıdır
Arıcılığın Tarihçesi
İnsanların mağara hayatı yaşadığı on binlerce yıl öncesine kadar gitmektedir.
M.Ö. 7 000 yıllarına ait, mağaralara çizilen resimler, çok eski tarihlere ait arı fosilleri ve benzeri tarihi buluntular bu görüşü doğrulamaktadır
Dünya'da ve Ülkemizde Arıcılık
Bugün dünyada 56 milyon dolayında arı kovanı bulunmakta ve bunlardan 1.2 milyon ton dolayında bal üretilmektedir
Kovan başına ortalama dünya bal üretimi 20 kg dolayında
Çin'de 33, Arjantin'de 40, Meksika'da 27, Kanada'da 64, Avustralya'da 55, Macaristan'da 40 ve Türkiye'de 16 kg
Türkiye sahip olduğu 4 milyon dolayındaki kovan varlığı ve 63 bin ton dolayındaki bal üretimi ile dünyada 3. ve 4. sıralarda yer alarak hem kovan varlığı hem de bal üretimi bakımından dünyanın en önemli ülkeleri arasındadır.
Arı Hastalıkları ve Sağaltım
Bal arılarındaki hastalıklar
Bakteriyel
Paraziter
Diğer bir sınıflandırma şekli;
Ergin arı hastalıkları
Nosema, arı septisemileri, dizanteri, mantar hastalıkları, arı felci, soluk borusu akarı, arı biti, T.clarea , varroa
Yavru arı hastalıkları
Amerikan yavru çürüklüğü, Avrupa yavru çürüklüğü, torba çürüklüğü, para çürüklüğü, adi çürüklük, kireç hastalığı, mantar hastalıkları, varroa
Hem yavru hem de erginlerde görülen hastalıklar
Varroa
Bakteriyel hastalıklar ve tedavi
Amerikan yavru çürüklüğü hastalığı (AYÇ)
Bal arısı larvalarında görülen ve larvaların ölerek çürümesiyle sonuçlanan tehlikeli bir salgın hastalıktır
Ergin arılar hastalık taşırlar fakat hastalıktan etkilenmezler.
Etkeni Bacillus larvae adı verilen sporlu bir bakteridir
Sağaltım
Hastalık çok ilerlemiş, tüm kovanı sarmışsa ilaçla sağaltımın bir faydası yoktur. Kovan gövdelerinin dışındaki tüm hastalıklı çerçeveler gömeç ve arılarıyla birlikte yakılarak ortadan kaldırılır. Hastalık başlangıç devresinde ise yavrulu çerçeveler yakılarak yok edilir.
AYÇ'de kullanılan en etkili ilaçlar Sulfatiyazol ve Oksitetrasiklindir.
Hastalığın çok ilerlediği dönemlerde çerçevelerin üzerine kalsiyum siyanür, etilasetat veya DDT ya da insektisidlerden biri uygulanarak arılar öldürülmedir
Korunma
Hastalıklı arı kolonileri yok edilmeli
Kovan ve diğer arıcılık malzemeleri dezenfekte edilmeli (%10'luk çamaşır sodası veya sud kostik ile)
Gömeçler dezenfekte edilmeli (%4 formaldehid veya kloramin ile)
Hastalıklı arı ailesinin bal, petek, çerçeve vb. kısımları sağlam arılara verilmemeli veya bunlarda kullanılmamalı
Verilecek peteklerin temiz-hastalıksız olmasına özen gösterilmeli
Hastalıklı ana arı ile çalışılmamalı
BAL ARILARININ AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞINA KARŞI KORUNMA VE MÜCADELE TALİMATI
12.11.2001 tarih ve 029963 Sayılı Koruma ve Kont Gn. Md. Yazısı
6. MÜCADELE
6.1. Hükümet Veteriner Hekimi Gelinceye Kadar Yapılacak İşlemler
6.2. Hükümet Veteriner Hekimi Geldiğinde Yapılacak İşlemler
6.3. Hastalık Çıktığında Yapılacak İşlemler
6.3.1. Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu Kararları Alınırken Dikkat Edilecek Hususlar
6.3.2. Hastalığın Tedavisi
6.3.2.1. Dezenfektan Maddeler
a) Potasyum hipoklorit (KClO)
b) Küllü Su :
c) Zefiran :
d) Hidrojen peroksit (H2O2):
6.3.2.2. İlaçla Tedavi
Tedavi için kullanılan kimyasallar dikkatli seçilip uygulanmalıdır. Hatalı ilaç uygulamaları balda kalıntı problemi yaratabilir.
6.3.3. Arıların Toptan Öldürülmesi ve İmhası
6.4. Hastalık Bölgesinin Kontrolü
6.5. Hastalığın Sönüşü
6.6. Temel Petek Üretim Yerlerinde Hastalığın Çıkması Durumunda
ARI HASTALIKLARI İÇİN LABORATUARA MARAZİ MADDE GÖNDERME PROTOKOLÜ
Avrupa Yavru Çürüklüğü (AvYÇ)
Dünyanın birçok ülkesinde yaygın olup, bazı yerlerde AYÇ'den daha zararlı
AvYÇ'nin meydana gelmesinde birçok mikroorganizma rol oynar
Hastalığın asıl etkeni Streptococcus pluton'dur .
Buna ikincil olarak diğer bazı fırsatçı bakteriler de katılır
Sağaltım
Antibiyogram yapılarak etkili antibiyotik seçilip sağaltım yapılmalıdır
Oksitetrasiklin şurupla veya toz halinde verilebilir.
Şurupla oksitetrasiklin verilmesi 150-175 mg oksitetrasiklin
Toz halinde oksitetrasiklin verilmesi AYÇ hastalığındaki gibi yapılır
İlaç yazın veya sonbaharda verilir.
Oksitetrasiklin+vitamin karışımı hem hastalığı önlemek ve hem de tedavi amacıyla tatbik edilir
Amerikan tipi yavru çürüklüğünün tersine, Avrupa yavru çürüklüğünde hastalık ilaçla iyileşebilir
Oksitetrasiklin AvYÇ sağaltımında başarıyla kullanılır.
Para çürüklüğü hastalığı
Hastalığın etkeni Bacillus para-alvei
Sağaltım bilinmemektedir
Ana arıyı değiştirmek, aileyi güçlendirmek ve iyi bakım
Septisemi
Ergin arı hastalığıdır.
Pseudomonas apiseptica tarafından meydana getirilir.
Hastalığın geçişinde nemin önemli rolü vardır.
Septisemiye yakalanan arılar hızla ölürler
Septisemiye 3 koloni ferdi de yakalanır
Korunma
Septisemiye karşı streptomisin başarıyla kullanılır.
Bakteriyel kökenli septisemi olaylarında her kovan için, asgari 500 mg miktarda olmak üzere, oksitetrasiklin
Paraziter hastalıklar ve sağaltımı
Bal arısı kolonilerinde yaklaşık 125 bit ve 30 kadar akar türü parazit vardır
Bunlardan sadece birkaçı arılar için zararlı ve arıcılar için ekonomik öneme sahiptir
En yagın ve zararlı olanlar, arıların solunum borularında tahribat yapan ve hemen hemen her ülkede bulunan, Acarapis woodi ile dünyaya uzak doğudan yayılmış olan Hindistan arısının ( Apis cerena ) gerçek paraziti olan ve sonradan bal arılarına uyum sağlayan Varroa jacobsoni'dir
Varroa Hastalığı
Etken Varroa jacobsoni Oudemans (1904) isimli bir akardır
Varroa jacobsoni bal arılarının larva, pupa ve erginleri üzerinde yaşar.
Bu durum parazitin kontrolünü güçleştirir
Başlangıçta arıcının dikkatini çekmez.
Arının hemolenfini emerek çoğalır ve beslenir. Üzerinde bulunduğu arıların ölümüne sebep olur.
Sağaltım
Yayılma yollarının çokluğu gerekse parazitle bal arısının yaşayışları arasındaki yakın ilişki varroa ile mücadeleyi zorlaştırmakta
Bugün parazitle mücadelede fiziksel, kimyasal, biyolojik-genetik gibi çeşitli yöntemler
Fiziksel mücadele
Uygun çevre şartları belirli bir süre ortadan kaldırılarak parazitin bu ortamdan uzaklaşması sağlanır.
Örneğin bazı özel kovanlarda kovan sıcaklığı yapay şekilde kontrollü olarak 46-48 °C'ye yükseltilmesi,
Kovanların yerden 15- 20 cm yükseklikte sehpalar üzerine yerleştirilmesi
Biyolojik mücadele
Varroa'nın erkek yavru gözlerini tercih etme özelliği dikkate alınarak uygulanan bir yöntemdir.
Bulaşık koloninin ortasına üst kısmında yaklaşık 4- 5 cm petek parçası bulunan iki boş çerçeve yerleştirilir.
Petek gözlerinin tamamen kapanmasından sonra bu çerçeveler alınarak içindeki parazitlerle birlikte imha edilir.
Kimyasal mücadele
Akarları öldürücü özelliğe sahip çeşitli ilaçlarla yapılan mücadele şeklidir. Kimyasal mücadelede dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ilaçlama zamanının iyi tespit edilmesidir. Daha önce de belirtildiği gibi, varroa'nın gelişme dönemleri (larva, protonimf, deutonimf) arı larva ve pupaları birlikte kapalı gözler içinde bulunmaktadır.
İlaç olarak bromopropilat, amitraz, piretroitler (flumetrin gibi), florometilfenil (fluvalinat), formik asit, organik fosforlu bileşikler (kaumafos, malatiyon gibi) kullanılır.
Amitraz
Ülkemizde amitraz içeren çok sayıda müstahzar vardır
Varroa hastalığına karşı kullanılır
Amitraz bu parazite solunum yoluyla etki edip felce yol açarak ölümlerine sebep olur
Amitraz uygulama erken ilkbahar (Mart-Nisan) ve geç sonbahar (Eylül-Ekim) döneminde ve akşam üstü ve ısının en az 14 °C ve üzerinde olduğu durumlarda yapılır. Ayrıca, amitraz uygulamasını takiben 30 gün geçmeden bal hasadı yapılmaması tavsiye edilir.
Bromopropilat
Şerit şeklinde hazırlanan ilaç, dumanlama tarzında uygulanır.
Flumetrin
Sentetik piretroid bir madde olan ilaç, varroa ve arı bitine ( Braula coeca ) karşı kullanılır.
Fluvalinat
Bal akımı döneminden önce şeritler kovandan uzaklaştırılır.
Formik asit
Ergin arılar üzerinde ve kapalı yavru gözlerinde varroa parazitini öldürür.
BAL ARILARININ VARROOSİS'İNE KARŞI KORUNMA VE MÜCADELE TALİMATI
Hukuki Dayanak
12.11.2001 tarih ve HSHD-HHM-10474-029963 Sayılı Koruma ve Kont Gn. Md. Yazısı
2-HASTALIK HAKKINDA GENEL BİLGİ
2.1.Hastalığın Tanımı
2.2. Hastalığın Önemi
2.3.Hastalığın Yayılması
3-HASTALIĞIN TEŞHİSİ
3.1.Klinik Muayene
4-LABORATUVARA MARAZİ MADDE GÖNDERME
5-KORUNMA
6-MÜCADELE
6.1.Hükümet Veteriner Hekimi Gelinceye Kadar Yapılacak İşlemler
6.2. Hükümet Veteriner Hekimi Geldiğinde Yapılacak İşlemler
6.3.Hastalık Çıktığında Yapılacak İşlemler
6.3.1.Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu Kararları Alınırken Dikkat Edilecek Hususlar
6.3.2. Hastalığın Tedavisinde Dikkat Edilecek Hususlar
a) Fiziksel Mücadele:
b) Biyolojik Mücadele:
c) Kimyasal Mücadele :
6.4. Hastalık Bölgesinin Kontrolü
6.5. Hastalığın Sönüşü
EK-1
ARI HASTALIKLARI İÇİN LABORATUVARA MARAZİ MADDE GÖNDERME PROTOKOLÜ
Tropilaelaps clareae
Tropilaelaps clareae bir akardır
Korunma
Klorobenzilatla tütsüleme yapıldığında, etkili bir kontrol sağlanabilmektedir
Bulaşık yerlerden arı ve ana arı ithalatı kesinlikle yapılmamalı ve sıkı karantina tedbirleri uygulanmalıdır
Bal arılarının akarlarına karşı Flow çözeltisinden (400 ml petrol esansı + 400 ml nitrobenzen + 200 ml safrol) 3 ml miktarda bir bez veya keçe üzerine dökülerek tütsüleme şeklinde uygulama yapılabilir.
Aynı amaçla Peterko-svoboda çözeltisi de (30 ml petrol esansı + 40 ml nitrobenzen + 20 ml metilsalisilat) kullanılabilir.
Akar hastalığı
Acarapis woodi tarafından meydana getirilir
Akar hastalığı genç arıların en büyük zararlılarından birisidir
işçi bal arılarının göğüslerindeki soluk borusuna yerleşerek burada tahribat yapar.
Sağaltım
2 sağaltım yöntemi kullanılmaktadır
Bunlardan birisi sonbahar ve ilkbahar başında serin, soğuk havalarda, diğeri de yaz başında sıcak havalarda uygulanır.
Birinci yöntemde Flow uygulaması
İkinci yöntemde dumanlama şeritlerinin (klorobenzilat içeren) kullanılması ise, oldukça yeni bir uygulamadır.
Ayrıca akarlarla mücadelede metilsalisilat, klorbenzilat ve metanol da kullanılır.
Arı biti
Hastalığın etkeni Braula caeca'dır
Mücadelede naftalin, koumafos ve flumetrin (varroa'da olduğu gibi) etkilidir.
Protozoa hastalıkları ve sağaltımı
Nosema hastalığı
Nosema apis ilk kez 1909 yılında Alman araştırmacı Enonh Zender tarafından tanımlanmıştır.
Ergin arı hastalıklarından olup, tüm arı hastalıkları içinde en yaygın olanıdır
Arıların sindirim sisteminde bozukluk yapar ve onların verimlerine etki ederek önemli ekonomik kayıplara sebep olur
Sağaltım
Hastalığın yayılmasında asetik asit fumigasyonu kullanılır;
Ekipmanların bulaşmasını engellemek için etilen oksitten yararlanılır
Sağaltımda fumagillin, eritromisin gibi antibiyotikler yaygın şekilde kullanılır.
Nosema hastalığı
Fumagillin
Aspergillus fumigatus kültürlerinden elde edilmiştir;
Bu ilaç parazitin sporlarına karşı etkisizdir
Fumidil-B uygulamasının en uygun yolu 2+1 oranının hazırlanan şeker şurubuyla verilmesidir
Sonbahar ve ilkbaharda bu uygulamanın 2 kez tekrarlanması önerilir
Eritromisin
Diğer ilaçlar
Ayrıca ürotropin (3-4 g/bir arı ailesi); tanen (3-4 g/5 L şurupla bir koloniye); nane (ekstraktı) ve vitamin C (200 mg/koloniye) de kullanılabilir.
Tedbirler
Hastalıklı aileler ilaçla tedavi edildikten sonra, dezenfekte edilmiş başka kovanlara aktarılmalı; artıklar rutubetsiz, havadar yerlerde olmalı, kovanlara ilkbahar ve sonbaharda şeker şurubu, polenli kek, proteinli besinler verilmeli, arı ailesi güçlü olmalıdır.
Nosema ile mücadelede en önemli mevsim ilkbahar aylarıdır.
Viral hastalıklar
Tulumsu yavru çürüklüğü hastalığı
Hastalığın etkeni elektron mikroskopla görülebilen bir virustur.
Korunma
%50'lik şeker şurubunun her 4.5 L'sine 200 mg kloramfenikol veya klortetrasiklin katılarak sürekli şekilde verilmesi halinde hastalığın önlenebileceği bildirilmiştir.
Arı felci
Hastalığın birbirinden farklı 2 tipi vardır. Her iki tipi meydana getiren virus aynıdır.
Akut arı felci'nde arılarda kısa sürede ölüm şekillenir.
Kronik arı felci iki şekilde görülür; Tip-1 ve Tip 2 şeklinde; bunlardan Tip-1 en yaygın olanıdır
Arı felcine karşı henüz etkili bir mücadele yöntemi bulunamamıştır.
Mantar hastalıkları ve sağaltımı
Kireç hastalığı
Hastalık etkeni Ascosphaera apis
Mantar sadece arı larvalarını enfekte eder
Sağaltım
Kireç hastalığı eski bir hastalık olmasına rağmen kimyasal mücadelede henüz kesin çözüm bulunamamıştır.
%0.1'lik kekik çayından ya da kekik esanslarından hazırlanan şekerli şuruplar yararlı olabilir. Antimikotik ve antiseptikler de denenmektedir. Ayrıca çeşitli maddeler (%0.1 sorbik asit, %0.1 sorbik asit-%0.1 sodyum propiyanat karışımı, %0.25 benomil; nistatin, 1 milyon U/L) de kullanılabilir.
Taş çürüklüğü
Aspergillus türü mantarlar tarafından oluşturulur
Sağaltım için etkili bir ilaç bilinmemektedir. Kireç hastalığındaki sağaltım ve korunma yöntemleri bu hastalıkta da uygulanabilir.
Arı zararlıları
Mum kurdu (Petek güvesi)
Bu aslında kelebeklerin yol açtığı bir hastalıktır.
Tedbir ve sağaltım
Arı aslında mum kurdunu kovandan dışarı atar; ama, bu durum bol arılı yani kuvvetli kovanlarda mümkündür.
Mum kurduna karşı etkili bir ilaç yoktur.
Zira kullanılan ilaçlar arılar için de tehlikelidir.
Boş ve bulaşık petek ve çerçevelerin yıkanması ve dezenfektan maddelerle muamele edilmesiyle arı kolonisi için mum kurdu problem olmaktan çıkarılabilir.
Dezenfektan olarak özellikle gaz halinde kullanılan maddelerden (etilen diklorür, metil bromür, siyanür, paradiklorobenzen gibi) yararlanılabilir.
EMEA tarafından onaylanan maddeler ve bunların sınır değerleri
İlaç |
MRL |
Besin maddesi |
Ek |
Tau-Fluvalinate |
- |
- |
II |
Flumetrin |
- |
- |
II |
Formik asit |
- |
- |
II |
Laktik asit |
- |
- |
II |
Mentol |
- |
- |
II |
Timol |
- |
- |
II |
Okaliptus |
- |
- |
II |
Kafur |
- |
- |
II |
Karışık yağ |
- |
- |
II |
Cymiazole |
100 ppb |
Bal |
III |
Amitraz |
200 ppb |
Bal |
I |
Koumafos |
100 ppb |
Bal |
I |
Ülkemizde Arılarda Kullanılan İlaçlar (26 Nisan 2007)
Varroa için
Amitraz
Koumafos
Formik asit
Flumetrin
Timol
Okzalik asit
Nosema için
Fumagillin
Vitamin Premiksi
Yasak olanlar
Antibiyotik
Antiviral
Antimikotik
Ballarda Antibiyotik Kalıntısı
AB ülkelerindeki marketlerde bulunan balların 1/3'ü antibiyotik kalıntısı içermektedir. 1999-2001 yılları arasında İsviçre'de özellikle sülfatiyazolle olmak üzere balların antibiyotiklerle kontamine oldukları gözlenmiştir. Son zamanlarda özellikle Çin'de kloramfenikol'ün kalıntı oluşturduğu tespit edilmiştir.
Ülkemizde Ulusal Kalıntı İzleme Planı
2006 yılında; 344 Analiz
Tetrasiklin: 7
Sülfonamid: 40
